Ilk Evi Tutma

Sehir merkezinde yasam

Ilk tasindiginiz sehirde hersey elinizin altinda olsun, her yere kolayca ulasabilin, sosyallesmek sokaga adim atmak kadar basit olsun, hic yalnizlik cekmeyeyim istiyorsunuz. En azindan ben boyleydim…

Evin birkac blok otesinden uzaklasamama sendromu cok sukur gecmisti. Ozguvenim yerine gelmisti ve sokaklarda volta atip, sehir merkezinin en cok icime sinecek bolgesini ariyordum. Sokaklarin dokusunu, kokusunu kesfetmeden buna internet basindan karar vermek hic bana gore degildi. Surekli yuruyordum. Market alisverisini arabayla yapmaya ihtiyac duymadan nerede yasariz, aradigimi bulmam icin birkac toplu tasima degistirmeden nasil hallederim gibi sorularin pratik cevaplari benim icin cok onemliydi. Eee ne de olsa Istanbul gibi bir buyuk sehirde 11 yiliniz gecince haliyle ilk bunlari sadelestirmek istiyorsunuz. O yuzden ilk etapta sehir merkezinden ev tutmak cok cekici gelmisti.

Sokak sokak gezip, bolgelerin isimlerini kafama iyice yazdiktan sonra internet basina oturup o bolgelerdeki kira fiyatlarini arastirmaya basladim. 2015 ilkbaharinda $1500-$2000 Kanada dolarina sehir merkezinde 1+1 ev rahatlikla bulunabiliyordu. Eger bina eski, camasir-kurutma makinesi evin icinde olsun, evin ici yenilenmis olsun diye takilmazsaniz bu rakam daha da dusebilirdi. 2018 baharina yaklastigimiz su gunlerde bu fiyatlara 1 odali ev bulmak malesef biraz zorlasti. Hatta ev sahipleri kiracilarini evden cikarip kira gelirlerini ikiye katlamak icin kirk takla atiyorlar. Vancouver’daki emlak piyasasi ile ilgili gozlemlerimi ileriki yazilarimda paylasacagim.

Robson Caddesi’nden bir sonbahar fotografi:

Internet basinda bana en cok craigslist.ca yardimci oldu. Tuttugumuz ev direk craigslist uzerinden olmasa da, sizi oraya ilan veren bircok farkli firmadan haberdar ediyor. Birgun cok net hatirliyorum, arastirmaktan ve e-mailler atmaktan cok sikilmistim. Berkay eve geldiginde ona artik ev bakmayacagimi, aradigim gibi bir yer bulamadigimi soyleyip kapativermistim bilgisayarin ekranini. O devraldi, ve baktigi ilk yerleden biriyle iletisime gecti, ve sonrasinda orasi tuttugumuz ev oldu! Hani aradiginiz seyi gunlerce bulamasiniz evin icinde, anneniz ya da bir baskasi gelir sip diye bulur, ayni o hesap…

Daireyi gormeye gittigimizde, bina yonetimindeki gorevli bizi karsiladi. Apartman iki bloktan olusan, Vancouver’in 1960’larda yapilmis hemen hemen ilk yuksek katli binalarindan biriydi. Bulundugu bolgeye Coal Harbour deniyor. Okyanusa birkac sokak mesafede, Stanley Park’a da yakin, oh bol bol yuruyuse gideriz dedik. Icime sinmeyen tek tarafi, 17. katta yasamakti. Dogup buyudugum Karadeniz Eregli’de lojmanlarda 3 katli kucuk bir yapinin 1.katinda cocuklugum gecmisti. Sonra ormanlar icinde yurt hayati, is hayati sirasinda Besiktas-Levazim’da yine alcak katli bir apartmanin, 2.katinda yasamisken simdi nereden cikti bu 17.kat! Hic bizim ruhumuza gore bir ev degildi aslinda ama diger faktorlerden oturu daha ikinci baktigimiz ev olmasina ragmen burayi tutmaya karar verdik.

Ev, Robson caddesinin uzerinde, sehir merkezinin cok hareketli bir yerinde, tertemiz, renove edilmis bir daireydi. Balkonu da vardi, okyanus da goruyordu ama ayni zamanda yuzlerce diger daire de evimizin icini goruyordu. Coal Harbour bolgesi rezidans tarzi, yuksek katli binalarin oldugu bir bolge. Dedigim gibi aslinda bizim cok isteyerek sececegimiz bir ev olmamasina ragmen, gecici tutulmus evden biran once cikmamiz gerektigi icin burayi hemen tuttuk. Iste tam bu noktada is bularak gelmek, birilerinin size sponsor olmus olmasi, maas bordrosu gosterebilmek isleri cok hizlandirdi. Turkiye’deki duzenden biraz farkli malesef, her bir aylik kira ve depozit verebilen ev tutamiyor. Detayli olarak sizi arastiriyorlar. Bankadan yazilar, is yerinden referans kontrolleri, 12 aylik odemeli cekler derken evraklari tamamladik ve bir hafta icerisinde hersey halloldu, evi tuttuk.

Esya alma surecinde, bircok ihtiyacimizi IKEA’dan aldik diyebilirim. Onun disinda yatak, L koltuk, yemek masasi Moe’s Furniture diye bir mobilyacidan, bazi mutfak arac gereclerini, elektronik esyalari da Costco’dan aldik. Berkay iste oldugu icin, ve montaja da ek ucret odememek adina, IKEA’dan gelen hemen hemen herseyi bendeniz monte etti! J Sonrasinda yerlesmemiz gercekten cok kisa surdu. Hatta ilk misafirimiz, Turkiye’den arkadasim olan aslen Kanadali yoga egitmeni arkadasim Blaire bile kalmaya geldiginde cok sasirdi. “Ne kadar cabuk yerlesmissiniz” dedi…Onunla yaptigimiz yer sofrasi kivamindaki ilk Turk kahvaltimizdan bir ani:

Evimizi bulup, yerlestirip, tasinma faslini tamamladiktan sonra sira biraz etrafi kesfetmek ve keyif yapmaktaydi. Cok guzel bir hiking (yuruyus) rotasi bulduk. Sea to Sky otobanindan ulasim saglaniyor. Meger baya zorlu bir rotaymis ve daha ilk dag yuruyusumuzde bizim bundan haberimiz yokmus. Ne kadar zor olabilir ki diye dusunmustum. Ulke degistirme surecindeki butun duygusal surecimin bir bosalmasi oldu. Bu yaziyi cok uzatmak istemiyorum, bu guzel ve sehre yakin kacamagi bir sonraki yazimda paylasacagim.

Keyifli okumalar. Sevgiyle,

Ayse

Bize dilediginiz zaman ulasabilirsiniz.

© 2023 by Train of Thoughts. Proudly created with Wix.com